Gündem
30 Temmuz 2018 ( 3938 izlenme )

Türkiye’ye kritik çağrı: Lütfen bizi bırakmayın!

Türkiye’ye kritik çağrı: Lütfen bizi bırakmayın!

Esed rejimi ve İran destekli milislerin saldırı hazırlığı yaptığı İdlib İl Mahalli İdare Meclisi, ‘Lütfen bizi kaderimizle başbaşa bırakmayın’ şeklinde Türkiye’ye çağrıda bulundu:

İdlib’de 2016 yılında 153 mahalli meclis oluşumu tarafından seçilen ve halen görevine devam eden İl Yerel Yönetim Meclisi, 7 maddelik resmi ilan yayınlayarak Türkiye’ye “bizi kurtarın” çağrısı yaptı. Mahalli Meclis Başkanı Gassan Hamo, “İdlib üzerinde oynanan oyunlar ancak Türk askerinin güvenliği ve idareyi üstlenmesi ile bozulur” dedi.

“BİZİ KADERİMİZE TERK ETMEYİN”

Çevrelerinde saldırı hazırlıklarının en üst düzeye ulaştığını belirten Hamo, “PKK, Rusya, Beşşar Esed ve İran destekli milisler güney ve batı yönlerinde saldırı hazırlıklarına devam ediyor. Başkan Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulunuyoruz. Şu an İdlib’de 3 milyon 489 bin sivil yaşıyor ve lütfen bizi kaderimizle baş başa bırakmayın” konuştu.

“İNANCIMIZ TAMDIR”

“Suriye bundan önce Osmanlı’ya tabi toprak parçasıydı ve biz bunu unutmadık. Türkiye’nin bizi unutmayacağına inancımız tamdır. Türk Hükümeti ve Türk halkı ile hedefimiz ve akidemiz aynı” sözlerine yer veren İl Yerel Yönetim Meclisi’nin yayınladığı çağrıda şu maddeler yer aldı.

İŞTE O 7 MADDE

* Madde 1: Rejim saldırısı mutlaka engellenmeli. Kurtarılmış bölgelerde yaşayan 4 milyon sivilin canı size emanet ve bu insanlar yalnızca Türkiye’nin idaresinde yaşamak istiyorlar.

* Madde 2: Rejimin saldırı tehdidine ek olarak bölgede huzur ve güvenin tesis edilememesi halkı tedirgin ediyor. Devam eden bombardımanlar ve suikastlerin Türkiye’nin gelmesi ile son bulacağına inanıyoruz.

TÜRKİYE’YLE NORMALE DÖNER

* Madde 3: Eğitim ve sağlık başta olmak üzere sivil idare ve acil hizmetler ancak bu sayede normale dönebilir.

* Madde 4: Vatandaşlarımızın tüm hakları ancak bu yolla korunabilir. Yeni doğan çocuklar ve mültecilerin kayıtlarının sağlıklı bir biçimde yapılarak muhafaza edilmesi için de Türkiye öncülüğünde kurulacak yönetim ehemmiyet arz ediyor.

ADALET TESİS EDİLSİN

* Madde 5: İdlib’de tamamen çöken alt yapının yeniden inşaa edilmesi. Halkın asgari ihtiyaçlarının karşılanması.

* Madde 6: Normale dönüş ve iş imkanlarının sağlanarak gelecek vizyonunun oluşturulması.

* Madde 7: Adalet mekanizmasının yeniden tesis edilmesi. Hukukun üstünlüğü ilkesine paralel kurumların faaliyete geçmesi.

SİVİLLERİ TEHDİT ETTİ

Suriye’deki rejimin lideri Beşşar Esed, İdliblileri ve Sivil Savunma (Beyaz Baretliler) çalışanlarını öldürmekle tehdit etti. Esed, Rus TASS haber ajansına verdiği röportajda, “İdlibliler ya teslim olacak ya da ölecek” ifadesini kullandı. Röportajda, İdlib’in öncelikleri arasında olduğunu söyleyen Esed, Özgür Suriye Ordusu ve Sivil Savunma çalışanlarını da “terörist” olarak nitelendirdi. Rejimle anlaşmayı kabul etmeyen Sivil Savunma görevlilerini “bitireceği” tehdidinde bulunan Esed, şimdiki hedeflerinin İdlib olduğunu vurguladı. Esed, İdlib’deki sivilleri işaret ederek, “Teröristler her neredeyse gerekeni yapacağız” diyerek, yaklaşık 3 milyon sivili tehdit etti.

“GARANTÖR OLUN”

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, Doğu Guta, Rakka ve Humus’ta yaşanan tehcir olaylarına benzer bir olayın İdlib’de de yaşanabileceğinden endişe duyduklarını belirtti. Mustafa, “Rusya ve İran’ın İdlib’e yönelik tehditlerinden dolayı endişeliyiz. Bunun tek çözümü Türkiye’nin İdlib’de garantör olarak bulunması ki Türkiye fiilen Suriye topraklarında güvenliği sağlamak amacıyla zaten bulunuyor” dedi.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, “Burada bizim hedefimiz teröristler.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, “Burada bizim hedefimiz teröristler. En son teröristi etkisiz hale getirinceye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz ve inşallah en son teröristin de etkisiz hale getirilmesiyle vazifemiz tamamlanacak” dedi.

Zeytin Dalı Harekatı’na verilen destekten ötürü vatandaşlara ve başarılarından dolayı TSK mensuplarına teşekkür eden Orgeneral Hulusi Akar,

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde Oğulpınar Sınır Karakolu’nda askerlere hitaben konuştu.

“Vatanımız ve milletimiz için burada hep birlikte dün olduğu gibi bugün de azim ve kararlılıkla elimizden gelen hür türlü gayreti göstermek suretiyle gerekli görevleri yerine getirmeye çalışıyoruz” açıklamasında bulunan Orgeneral Akar, Afrin Harekatı ile birlikte yoğun bir döneme girildiğini kaydetti. Akar, “Bir taraftan Afrin Harekatı’nın gerçekleştirilmesi, diğer taraftan da İdlip’te Astana süreci çerçevesinde ateşkesin sağlanması için Silahlı Kuvvetlerimiz büyük bir kararlılıkla faaliyetlerini sürdürmektedir.

Biz bunları yaparken uluslararası hukuktan aldığımız güç ile uluslararası hukuka uygun şekilde, meşru müdafaa şartları çerçevesinde, meşru zeminlerde görevlerimizi yerine getiriyoruz. Burada bizim hedefimiz teröristler. En son teröristi etkisiz hale getirinceye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz ve inşallah en son teröristin de etkisiz hale getirilmesiyle vazifemiz tamamlanacak” diye konuştu.

“Bütün dünyaya örnek olacak düzeyde, başarılı bir şekilde bu kuralları uyguladık”

Sadece Türkiye için değil, aynı zamanda Suriyelilerin rahat ve huzuru için de mücadele ettiklerinin altını çizen Akar, “Biz bu faaliyetleri başarı ile sonuçlandırdığımızda dileğimiz Suriyeli kardeşlerimizin rahat ve huzur içinde evlerine dönmelerini sağlamaktır. Bu faaliyetleri yürütürken tarihimizden, kültürümüzden gelen bir anlayışla, kutsal değerlerimize uygun olarak, hiçbir masuma, hatta çevredeki hiçbir varlığa zarar vermeden bu faaliyetleri sürdürmeye çalışıyoruz.

Bugüne kadar bütün dünyaya örnek olacak düzeyde, başarılı bir şekilde bu kuralları uyguladık. Bu faaliyetleri yürütürken aziz milletimiz sevgisini ve güvenini esirgemedi, faaliyetlerimizi yakından takip etmek suretiyle elinden geldiğince bizlere katkı, destek sağladılar, moralimizi yükseltmek için her türlü faaliyeti gösterdiler. Zeytin Dalı Harekatı’nın başlangıcından bugüne kadar asil milletimiz ordu-millet anlayışının en güzel örneklerini sergilemekte, milletimizin göz bebeği kahraman ordumuzun maddi ve manevi olarak daima yanında olduğunu gösterdi.

Milletimizin, aziz şehitlerimizin aileleri ve kahraman gazilerimiz için kurulmuş olan TSK Dayanışma Vakfı ve TSK Mehmetçik Vakfı ile milli harp sanayimizin geliştirilmesi için kurulmuş TSK Güçlendirme Vakfı başta olmak üzere birlik ve kurumlarımıza yaptığı maddi ve manevi destek bunun en güzel örneklerini teşkil etmektedir. Şahsım ve TSK mensupları adına şanlı tarihimize ve milli örf ve adetlerimize yarışır şekilde duygu yüklü mektup, mesaj, bağış ve hediyelerle kahraman Mehmetçiğimizin maneviyatının, moral ve motivasyonunun en üst seviyelere çıkmasına katkı sağlayan saygı değer kişilere, özel ve kamu kurum ve kuruluşlarına,

aziz milletimiz ile TSK mensuplarının kıymetli ailelerine TSK’ya verdikleri destek ve duydukları güvenden dolayı sonsuz saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Bu milletin ferdi olmak, TSK’nın mensubu olmak hepimiz için bir gurur kaynağı. Bu hepimizin omuzlarına büyük bir sorumluluk yüklemektedir. Bu nedenle hudutta ‘hudut namustur’ diyerek veya TSK’nın İdlip’te, Afrin’deki faaliyetlerinde görev alan TSK mensuplarının onurlu oldukları kadar aynı zamanda sorumlu olduklarını da hiçbir zaman unutmayacağız.

Milletimize, tarihimize, değerlerimize, vatanımıza karşı sorumluluğumuzu bilerek bu bilinçle elimizden geldiğince gece gündüz demeden bize verilen vazifeyi başarmak için her türlü gayreti göstereceğiz. Bizden önceki şehitlerimizin, gazilerimizin gösterdiği gibi. İnşallah bize verilen vazifeyi de başaracağız” şeklinde konuştu.

Bunlar da İlginizi Çekebilir